Blog

Zayıflarken Küçük Dokunuşlarla Selülit ve Bölgesel Yağları Yok Etme Rehberi

Oldukça fazla zayıflama hikayeleri duyuyoruz. Kilo problemi yaşayan bireyler farklı yöntemlerle kilo vermeyi deniyorlar. Almanya Beslenme ve Diyetetik Birliği yeni raporunda; sağlıksız zayıflayanlarda selülitin artışı, karın ve bacak iç bölgelerinde oluşan buruşmanın her 10 kadından 8’inde görüldüğünü bildirmektedir. Bu haftaki yazımda estetik alanında kullanılan yöntemlerin nasıl etki ettiğini ve beslenme açısından neler yapılması uygun olacağı ile ilgili bilgilendirmeyi yapmak istiyorum.

Selülit Nedir ?

Selülit genellikle basen, karın ve iç bacaklarda “portakal kabuğu” görünümü ve derideki çukurluklarla kendini gösterir. Şişmanlık ve selülit karıştırılmamalıdır çünkü şişman olmayan kişilerde de selülit görülebilir. Yağ hücrelerinin büyüyerek kan ve lenfatik dolaşım üzerine yaptığı baskı dolaşımın bozulmasına neden olur. Vücutta dolaşımın bozulması deri altı dokuda ödeme ve bağ dokulardaki dolaşımın bozulmasına neden olduğu için deri de çökmelere sebep olur.

Selülit Tedavi Edilebilir mi ?

Cildin en alt tabakasındaki yağ dokusu güvenilir şekilde azaltılırsa ve dolaşım sistemi düzgün ve yeterli olarak çalışırsa selülit klinik olarak tedavi edilebilir. Selülit tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılabilir ve bu yöntemlerin başarı oranları değişiklik göstermektedir.

Selülit Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Tedavi de kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır: kavitasyon-ultrashape, mezoterapi, karboksiterapi, LPG, Kriolipozis, bölgesel zayıflama kremleri ve jeller tek tek veya beraber olarak selülit tedavisinde kullanılabilir.

Kavitasyon acısız bir yöntemdir. Temel olarak ultrasonik dalgaların derinin alt tabakalarına iletilmesi ardından titreşim ve termal etki sağlanmasıdır. Düşük ve yüksek frekanslı ultrason olarak ikiye ayrılır. Düşük frekanslı ultrason düşük ısıyla çalıştığı için deride sıkılaşma amacıyla kullanılmaz ve bölgesel yağlanması olan ancak şişman olmayan kişilerde daha uygun bir tedavidir. Yüksek frekanslı ultrason ise deri altı dokularında ısı göndererek yağ dokusunda parçalanma sağlar.

Mezoterapi; çeşitli madde, vitamin, ilaç ve karışımların deri altına enjekte edilmesi ile uygulanan hafif acılı bir yöntemdir. Yüz gençleştirme, selülit tedavisi, incelme, sıkılaşma ve bölgesel yağ birikimlerinin tedavilerinde tercih edilebilir. Selülit mezoterapisinde verilecek karışımların miktarları, oranı çeşidine göre uygulanacak seans sayısına, selülit evresine göre karar verilir. Yan etki olarak enjeksiyon noktalarında geçici kızarıklık, ödem, kaşıntı olabilir fakat uzman kişiler tarafından uygun koşullarda yapıldığında yan etkileri çok nadir görülür.

Karboksiterapi; karbondioksit gazının deriye uygulanmasıdır. Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelerek dolaşım hızlanır ve yağ yakımı artar. Karboksiterapi uygulama kolaylığı olan ciddi bir yan etkisi olmayan kozmetik dermatoloji de yağ yakıcı etkisi olan ve dokuda oksijenlenmeyi arttıran bir yöntemdir.

LPG Endermoloji; bir makine yardımlı masaj sistemi olup, vakumla oluşturduğu negatif basınç, yuvarlama sırasında oluşturduğu pozitif basınç ve cilde yaptığı germe etkisiyle selülitin tedavisin de kullanılmaktadır. Masajın ilk etki olarak sıvıyı uzaklaştırması nedeniyle ciltteki yüzeysel iyileşmeler çabuk gözlenmektedir.

Kriolipoliz; yağ dokusunun soğutularak (bölgesel pannikülit yaratarak) yağ dokusunun azaltılması hedeflenmektedir. Yeni ve acısız bir yöntem olup dokulara zarar vermeden yağ tabakasının kalınlığını belirgin oran da azaltmayı amaçlar. Özellikle karın, bel gibi bölgelerde yağ artışları olan hastalarda etkindir, fakat şişman ve deri sarkıklığı olan hastalarda belirgin etkinliği görülmemiştir.   İşlem sırasında sinir liflerinde gerçekleşen minimal hasar ;tedavi sonrasında geçici ağrı, ısı, karıncalanma hissedilebilir. Acısız ve pratik olması tercih edilme nedenlerinden olsa da klinik çalışma ve uygulanan hasta sayısı henüz azdır. Kullanılan yöntemlerin acısız, kolay uygulanabilir olması ve yan etkilerinin çok az görülmesi tercih edilme nedenleri arasında iken pahalı olması, etkinliğinin kesinleşmemiş ve kalıcı olmaması göz önünde bulundurulmalıdır.

Yorum Yap