1990 yılının Ağustos ayında  İstanbul’da doğdum. Herkesin anneme “Buse çok zayıf, iyi beslenemiyor” söylemleriyle geçen zayıf bir çocukluk dönemi geçirdim. Sonrasında bu söylemleri takip eden kilolu bir ergenlik dönemi ve en sonunda ise lisede aklı başına gelip sağlıklı beslenmeyi öğrenen, bu işe merak saran biri olmuştum. İşte diyetisyen olma hayalleri bu dönemde kendini göstermeye başladı. Lise eğitimimi Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde tamamladıktan sonra küçüklüğümden beri gerek zayıf, gerek kilolu olmamla birlikte aklıma kazınmış olan diyetisyen mesleğinin peşinden gittim çünkü bir başak burcu olarak kesinlikle sağlıkla ilgilenmeliydim. Sonunda Yeditepe Üniversitesi’ne girdim ve hayallerimden ilkini gerçekleştirdim. 2014 yılında mezun olup diyetisyen oldum ama yetmedi aynı sene Okan Üniversitesinde, Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimime başlayarak “Zayıflama kliniğine başvuran bireylerin bitkisel destek ürünleriyle ilgili bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi” başlıklı tez çalışmasıyla 2017 yılında “Uzman Diyetisyen” unvanını aldım. Şu anda da doktora eğitimim için hazırlıklara başlamış bulunmaktayım.

Eğitimim süresince İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Şişli ve Ataşehir Memorial Hastaneleri, Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi, Haydarpaşa Numune Hastanesi, Özel Medicalpark Bahçelievler Hastanesi’nde kısa ve uzun dönemli staj yapma imkanı buldum. Bu stajlarda insanlara yardım edebildiğimde ve onlar için bir şeyler yapabildiğimde yaşadığım hazzın farkına vardım. Aynı zamanda bu süreçte bir çok kongre, seminer ve eğitime katılarak kendimi teorik anlamda da geliştirmeye çalıştım.

Mezun olduktan sonra ”Türk Kızılayı Altıntepe Tıp Merkezi’nde”  poliklinik diyetisyeni olarak yaklaşık 1 sene çalıştım ve mesleğimde buranın bana çok şey kattığını düşünüyorum. 2016 yılında kendi kliniğimi açmaya karar verdim ve bugünde aynı klinikte danışanlarıma hizmet vermeye devam ediyorum. Bu mesleğin okumak ve araştırmanın ötesinde bir meslek olduğuna inanıyorum. Kişiyi anlamak, empati yapabilmek ama aynı zamanda sığındığı bahanelerden onu kurtarabilmek kısacası onu başarabileceğine ikna etmek, karşılıklı güven ilişkisi oluşturmak bir diyetisyenin yapması gereken önemli şeylerden bir kaçı olduğunu düşünüyorum. Kendime ilke edindiğim bu kriterler ile benim için danışan olarak kapıdan giren herkes sonrasında arkadaş olarak çıkar çünkü biliyorum ki birbirine güvenen iki tarafın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.